Welcome to our website !

MIMAR HANIM

Sabah erkenden kalkıp yine kahve ve marmelatlı kızarmış ekmekle kahvaltımızı yaptıktan sonra hızlıca hazırlandık. DiÄŸer otele geçince vaktimiz olmayacağı için çekime uygun ÅŸekilde giyinmek zorundaydık. Tabi dışarıda garip bir görüntü oldu. Başımdaki beyaz ÅŸapka ve elimdeki çiçek ile oldukça dikkat çekiyorduk, ellerimizdeki bavullar ise garip duruyordu. 


image

Floransa'daki tek zor olan ÅŸey arnavut kaldırımlarında bavul sürmek. Önceki seyahatimde de sırt çantasıyla gezmenin mantıksızlığını yazmıştım ama burası için gerçekten tam bir kabus. Zor bela otele geldiÄŸimizde annemler karşıladı bizi. 
Otel gerçekten de çok hoÅŸtu. Evet biraz eski ama İtalya'da yeni bir otel bulmak çok zor. En lüksleri bile çok zaman önce yapılmış. Halılardan hemen anlaşılıyor. Burası da o hesap… Check-in iÅŸlemlerinden sonra bavulları kenara bırakıp orta avluda kahvelerimizi içtik. Yarım saat sonra da Harold'la Serap geldiler. Bu kadar zamandır yalnızca internetten konuÅŸtuÄŸum, bu rüya gibi planların gerçekleÅŸmesinde en büyük payı olan güzel insanlarla tanışmak çok güzeldi. 


image

Birlikte biraz vakit geçirdikten sonra hem kenti gezmek hem de fotoÄŸrafçılarla buluÅŸup çekim yapmak için dışarı çıktık. Çekim sırasında bizimle vakit geçirmeleri sıkıcı olabilir diye daha sonra buluÅŸmak üzere sözleÅŸtik ve fotoÄŸrafçılarımızı aramaya baÅŸladık. Aslında onlar bizim için fotoÄŸrafçıdan öte Gökçe ve Nurkut'tu. 


image
image

Evlenecek olanlar için fotoÄŸrafçı bulma iÅŸi tam bir kabus. Çünkü çok alternatif var herkes birbirinden yetenekli ve baÅŸarılı.. kimi neye göre tercih edeceÄŸini insan ÅŸaşırıyor. Üstelik bizim durumumuz daha da karmaşıktı. Türkiye’den İtalya’ya fotoÄŸrafçı götürmek ile İtalya’dan bir fotoÄŸrafçı bulmak arasında kalmıştık. Kut Photography ile enerjimiz tutunca onlarla çalışmaya karar verdik. 


image

Kent merkezinde Palazzo Vecchio'nun önünde Gökçe ve Nurkut ile buluÅŸup gezmeye baÅŸladık. Benim önceki seyahatimden tanışıklığım, ilaveten iki gündür orada oluÅŸumuzdan dolayı ev sahibiydik neticede. İlk iÅŸ nikahın kıyılacağı Sala Rossa’ya gitmek oldu. Kapıdaki görevliye ertesi gün nikahımız olduÄŸunu çat pat İtalyancamla anlatmaya çalıştım ama içeri sokmadı. Sonradan önceki gün evrakları teslim ettiÄŸimiz büroda gördüğüm gıcık kadın ortaya çıktı. Eyvah dedim, ÅŸimdi gene sorun çıkartacak. Ancak düşündüğümün aksine ‘solo tre minuti’ dedi, ‘yalnızca üç dakikanız var’… Jet hızıyla içeri girdik fotoÄŸraflar çektik. Hem de içerisini önceden görme ÅŸansımız oldu. Böylece tören için önceden oturma ve yerleÅŸme programı yapabildik. 


image

Palazzo Vecchio’dan sonra Floransa'nın bütün sokaklarını didik didik gezdik. Her yerini dolaÅŸtık, bol bol fotoÄŸraf çektik. 2 saat hiç durmadan yürüdük ve çok yorulduk. Bizim otelde kalacakları için onları gönderip henüz otele yerleÅŸmiÅŸ olan amcamlarla buluÅŸmaya gittik. Biz Milano'ya uçtuktan sonraki gün annemler Venedik'e, amcamlar ise Roma'ya gitmiÅŸ; nikah tarihimizden bir gün önce hepsi Floransa'ya geçmiÅŸlerdi. Hep birlikte bu güzel ÅŸehirde olmak, kendimizi iyice evimizde hissettirmiÅŸti. 3 gündür buradaydık ve sokak sokak her yerini biliyorduk. 


image

Harold'la Serap da gün boyu gezip Floransa'ya 15dk. uzaklıktaki Harold'ın teyzesinin evine geçmiÅŸlerdi. Biz de hava kararmadan otele geçip dinlenmeye karar verdik. Ayaklarım bana ait deÄŸilmiÅŸ gibiydi. Koca bir gün, bavul taşırken dahi giydiÄŸim topuklu ayakkabılar artık iÅŸkence aletine dönüşmüştü. Birkaç saat dinlendikten sonra otelin lobisinde büyük bir fotoÄŸrafçı güruhu bizi bekliyordu. Gökçe ve Nurkut, bizim projemizden bahsettiÄŸi anda heyecanlanıp eÅŸlik etmek isteyen fotoÄŸrafçı arkadaÅŸları ile videomuzun çekimlerini yapacak Tuğçe nikah günü bizimle olacaklardı. 


image

Birlikte sohbet edip genel olarak çekimler hakkında konuÅŸtuktan sonra sabah erken saatte buluÅŸmak üzere ayrıldık. Bu gece son gece.. büyük güne saatler kalmışken heyecandan bir türlü uyku tutmadı. tik tak, tik tak… 

image

Otelimiz her ne kadar son dakikada değişmiş ve vasat bir yer çıkmış olsa da, güne bu güzel kepenkleri açıp Toskana'nın ilk ışıklarını çatılardan seyretmek çok keyifliydi. Bu satırları yazarken bile iliklerimde hissedebiliyorum oradaki muhteşem havayı.
Geç kalktığımız için apar topar kahvaltıya gittik. Avrupa'daki çoÄŸu orta sınıf otellerde olduÄŸu gibi burada da çok fazla alternatif olmadığı gibi geç geldiÄŸimiz için neredeyse hiçbirÅŸey kalmamıştı. Sade kahve ve bir dilim kayısı marmelatlı kızarmış ekmek ile kahvaltımızı yaptık. Kahvaltı salonuna annesiyle gelen bu tatlı yaratığın ilgisini çekince kısa süreli mıncıklama hakkı kazandım. Kendisini annesine teslim ettikten sonra hızlıca hazırlanıp doÄŸruca Palazzo Vecchio'ya fırladık. 

image

Önceki günden keÅŸif yaptığımız için doÄŸruca evlilik bürosuna gittik. Ancak resepsiyondaki ÅŸiÅŸman Alfredo malesef söylemeye çalıştıklarımın hiçbirini anlamıyordu. Bize formlar verdi ve evraklarımızın hepsinin fotokopisini çektirtti. Koca devlet dairesinde bir kiÅŸi bile ingilizce bilmiyordu… İnanılır gibi deÄŸil. Bize verilen evrakların fotoÄŸraflarını Harold'a gönderdik. Sonuç tam tahmin ettiÄŸimiz gibi, bizi yeni baÅŸvuru yapıyoruz zannedip yeni formlarla uÄŸurlamış keko. 
Harold hemen telefon edip bizim iÅŸlemleri yaparken sık sık görüştüğü kiÅŸiyi arayıp durumu bildirmiÅŸ. Odadan bağırarak çıkan kadın bizi korkutsa da bizim Alfredo'yu güzelce azarladı. Yüzümüzdeki sırıtışı engelleyemedik. Ancak bir sorun vardı Alfredo'nun yavaÅŸ yavaÅŸ konuÅŸmasından herÅŸeyi anlasam da bu kadınınkisinden tek kelime anlamıyordum ve o da benim yüzümden olan biteni anlıyordu. Bana tek tek tercüman olmadan iÅŸlemleri yapamayacağını iletti. Harold ertesi günü gelecekti ama bizim de save-the-date çekimlerimiz olacaktı. Üstelik ne olursa olsun son güne kalmış olacaktı. Ya bir aksilik çıkarsa diye Ekin'i aradık yardımcı olabilir mi diye. Saolsun, tanışalı 12 saat olmuÅŸken hemen geldi. 

image

Ne var ki önce iÅŸlerimiz yolunda gidiyor gibiyken kadın birden tersleÅŸti ve Ekin'i kimliÄŸi yanında olmadığı için azarladı. Kimliksiz iÅŸlem yapamayacağını iletti. Neyseki evi kısa mesafedeydi. Gidip alıp gelmeyi kabul etti. Dışarıda onu beklerken yalnızca 5dk sonra görünce ÅŸaşırdık bu kadar kısa sürdüğü için. MeÄŸerse eve gidip gelmek yerine oraya çok yakın mesafede oturan Kıbrıslı Türk bir arkadaşını çağırmış. Dilara, 6 senedir Floransa'da yaÅŸayan arkeoloji tarih bölümü mezunu, aynı zamanda da burada rehberlik yapan biri. Git gide sayımız artarak içeri girdik. Dilara ve Ekin kadınla tekrar konuÅŸtular. Neyseki Bu sefer Dilara kadını tavladı da iÅŸlerimizi hemen hallettiler ve sonunda odaya alındık. Dilara uzun yıllardır memleketten uzak olduÄŸu ve Kıbrıslı olduÄŸu için Ekin kadar akıcı Türkçe konuÅŸamıyordu. Ekin iÅŸleri hızlandırmak için araya girdikçe iyice sorun çıkardılar. Ekin kapıya çıkıp orada beklemenin daha hayırlı olacağına kanaat getirip bizi dışarıda bekledi. 
Burada gerçekten Türkiye'yi özletecek kadar çok bürokrasi var. Tam bir devlet dairesi yani!! Dilara bize gösterilen bütün belgeleri Türkçeye çevirdi. Aslında orda yalandan konuÅŸsa bile anlamazlardı doÄŸru çevirip çevirmediÄŸini ama prosedür iÅŸte. Ardından gerekli imzalarımızı attık ve iÅŸler tamamlandı. Nasıl rahatladığımızı anlatamam. Böyle bir hafiflik yok. Ekin olmasa, bu iÅŸleri gerçekten halledebilir miydik bilemiyorum. Belki birgün daha stresimiz olacaktı. 

image

Saat 17.00'e gelirken Ekin'in iÅŸe gitme zamanı geldi ve bizden ayrıldı. Dilara ile biraz gezdikten sonra onun da yanından ayrıldık. Artık kuÅŸlar gibi özgürdük. Önünden geçerken gördüğümüz dondurmacıya daldık ve kocaman iki dondurmayla kendimizi ödüllendirdik. Gitmek isteyenler için adını tam hatırlayamıyorum ama Via dei Calzaiuoli caddesi üzerinde bu ÅŸekilde tanesi 10€'dan dondurma satan tek bir yer var. 
AkÅŸama kadar civarı dolaşıp ertesi gün geçeceÄŸimiz otele gittik. Resepsiyondaki kiÅŸiye özel durumumuzdan bahsettik ve yardımcı olmaya çalışacaklarının sözünü aldık. Sonra da geç olmadan geri döndük. Bol bol dinlenmemiz gerekiyor çünkü ertesi gün hem eÅŸyalarımızı diÄŸer otele taşıyacağız, hem de çekim yapılacak. Heyecan bastırdı çok… Yerimizde duramıyorduk… 

image

Floransa'nın benim için anlamı hep çok baÅŸka olmuÅŸtur. Toskana'nın kalbi, Medici'lerin vatanı, ortaçağın en güzel ÅŸehridir. Milano'dan Floransa'ya 3-3,5 saatlik bir zaman içinde varmıştık. Ancak İtalya'da her zaman aksilik ve macera yaÅŸama ihtimaliniz yüksektir. Burda da sonradan çok gülsek de yaÅŸarken oldukça stres yaÅŸamamıza sebep olan çeÅŸitli sorunlar bizi buldu. 
24 Temmuz'daki nikahımız için birkaç gün öncesinde Floransa'ya gelecek, resmi evrak iÅŸlerini halledecek, tüm aile ve fotoÄŸrafçılarımız ile buluÅŸacak, save-the-date çekimlerini yapacak ve evlenip tatile devam edecektik. 21 ve 22'si için kimse gelmeden daha küçük bir otelde kalacak, 23'ü ve 24'ü akÅŸamı için ise daha güzel bir otel ayarlamıştık. 

image

Floransa'ya vardığımızda, ilk iki gün kalacağımız otelin adresine bakmak için rezervasyonlarımı kontrol ettiÄŸimde ikinci gün için rezervasyon yaptırmayı unuttuÄŸumu farkettim. Yani bir gece sokakta kalacaktık! O an başımdan aÅŸağı kaynar sular döküldü desem yeridir. Üstelik anlaÅŸtığımız fiyatın yalnızca bir gecelik olması da bizi sarsmıştı. 
İlk iÅŸ otele gidip yerleÅŸmeye karar verdik. Ancak İtalya'nın çoÄŸu yerinde başınıza gelebileceÄŸi gibi buraya da vardığımızda otelin dolu olduÄŸunu ancak benzer özelliklerde kardeÅŸ bir otele yerleÅŸtirileceÄŸimizi öğrendik. Götürdükleri yeni otel, Duomo'nun hemen karşısında, apartmandan pansiyona çevrilmiÅŸ oldukça basit bir yerdi. Daha önceki deneyimimde bundan çok daha kötü yerlerde kalmış olduÄŸum için ertesi gün kalabilecek olmamızı öğrenmemiz bizim için yeterliydi. Bu arada karşılaÅŸtırma yapılacak olursak, biraz daha uzak mesafede Arno nehri kıyısında çok daha lüks bir otele verdiÄŸimiz iki gecelik fiyat kadar bir meblaÄŸa patlamıştı ama yapacak birÅŸey yoktu malesef. 

image

EÅŸyalarımızı bırakıp üstümüzü deÄŸiÅŸtirip kendimizi sokaklara attık. Duomo'nun civarını dolaşıp hızlıca Palazzo Vecchio'ya geçtik. İşlemlerimiz tamamdı ancak evrak iÅŸlerinin nikah tarihinden önce halledilmesi gerekiyordu. Harold ve Serap, bir önceki hafta güneye inip tatile gitmiÅŸti ve bizimle aynı gün Floransa'ya varmış olmaları gerekiyordu. Ancak tatil programında küçük bir deÄŸiÅŸiklikle ancak iki gün sonra gelebileceklerini mesaj atmışlardı. Bu durumda evrakları kendimiz teslim etmeliydik. 
Kimse ingilizce bilmediÄŸi için yarı ingilizce-yarı italyanca çat pat derdimizi anlatıp büroyu bulduk. Ama gittiÄŸimizde kapanmıştı. İşlemleri ertesi güne bırakıp gezmeye devam ettik. Hem fotoÄŸraf çekimleri için en uygun sokak ve mekanları keÅŸfetme, hem de nikah sonrası öğle ve akÅŸam yemeklerini yiyebileceÄŸimiz güzel mekanlar keÅŸfetmemiz gerekiyordu. Bunları önceden internetten de halledebilirdik belki ama hem vakit olmadığı için hem de yerinde görerek daha çok beÄŸenebileceÄŸimiz mekan bulma ihtimalimiz daha yüksek olduÄŸundan oluruna bırakmıştık. 

image

Her sokaÄŸa girip çıktık, birçok restorana baktık, fiyat aldık, bol bol gezdik. En çok iki mekan arasında kaldık. Biri çok hoÅŸ bir trattoriaydı. Büyük kemerleri fresklerle bezeli, tam İtalyan havası olan muhteÅŸem bir yerdi ama iç mekandı. Yazın sıcağında bunalan ve sigara içmek isteyen aile fertleri için daha ikincil tercih olacaktı. DiÄŸeri ise Piazza della Repubblica'da turistik bölgede olduÄŸu için pahalı ama çok hoÅŸ bir restorandı. Menüsüne bakmak için gittiÄŸimizde tanıştık Ekin ile. (O zaman çok fazla sohbet etme ÅŸansı bulamamıştık ama İstanbul'a döndüğümüzde bile görüştük. Kendisi aslen bir doktor. İstanbul'da doktorluk yaptıktan sonra sıkılıp Floransa'da sanat üzerine master yapmak için taşınmış. Ara ara bu restoranda çalışıp, evde bol bol kitap çevirileri yaparak geçiriyormuÅŸ zamanını. Muazzam bir İtalyancası olduÄŸunu söylememe gerek yok sanırım.) Bizim için güzel bir masa ayarlayabileceÄŸini ve uygun bir menü oluÅŸturacağını söyleyip iletiÅŸim bilgilerini verdi. Böylece restoran konusunda net olarak karar verememiÅŸ olsak da seçeneklerimizi ikiye indirmiÅŸtik. Ayrıca sokakları tavaf edip nerelerde bol bol vakit geçireceÄŸimizi de aklımıza not etmiÅŸtik. 

image

Artık biraz romantizm, biraz Floransa keyfi zamanıydı. Her ne kadar geziyorum deyin, aklınızda birÅŸeyi yapmak varsa tam anlamıyla gezmiÅŸ sayılmazsınız. Bunun için zihninizin boÅŸ olması ve etrafta amaçsızca gezmeniz gerek. Ancak bu ÅŸekilde çevrenizdekileri farkedebilirsiniz. Biz de herÅŸeyi bir kenara bırakıp Ponte Vecchio'dan karşıya geçip dünyaca ünlü Boboli bahçelerine ev sahipliÄŸi yapan Palazzo Pitti ve civarını dolaÅŸtık. Arno nehrinin kıyısında dinlendik. GüneÅŸle birlikte artık kaçma vaktidir. Büyük güne son 3… 

Milano

Moda ve finans merkezi olan Milano, hareketli ve ciddi bir ÅŸehirdir. Çekici olmaktan ziyada şıktır. Yaratıcı olmaktan çok varlıklı bir ÅŸehirdir. İtalyan ekonomisinin can damarıdır. Antik dönemden beri ticaret merkezi ve güçlü hanedanlar için ödül olmuÅŸtur. 
Milan Cathedral - Duomo
Dünyanın en büyük Gotik kiliselerinden biri olan Duomo, kent merkezinde yer alır. 14. yy’da yapımına Prens G.G. Visconti emriyle baÅŸlatılan kilise, 500 yıl sonrasına kadar tamamlanamamıştır. 135 adet kule külahı, sayısız heykelleri ve çatısıyla göz alıcıdır. Ön cephesi Gotik’ten Rönesans’a ve Neo-Klasik tarza kadar çeÅŸitlik tarzları birleÅŸtirir. Apsis pencerelerindeki adam yutan yılan amblemi Visconti ailesinin amblemidir. 
Piazza del Duomo
Kentin ana meydanıdır ve  adını meydanda yer alan büyük kiliseden alır.
Castello Sforzesco 
Frencesco Sforza tarafından inÅŸa ettirilmiÅŸtir. Rönesans dönemi saray, bir dizi avludan oluÅŸur. Bramante ve Filarete’nin tasarımı olan Cortile della Rochetta, en güzellerinden biridir. Günümüzde uygulamalı sanatlar, arkeoloji ve sikkelerle ilgili sergilerden baÅŸka Civiche Raccolte d’Arte yer alır. 
Parco Sempione
Yaklaşık olarak 47 dönümlük bir alana yayılmış olan park, eski Visconti Dükalık bahçesinin bir bölümüdür. Park 15. yy’da Sforzalar tarafından bir avlak olarak kullanılmak üzere 300 dönüme geniÅŸletilmiÅŸ. Bugünkü park ise E. Alemagna tarafından 1890-93 yıllarında İngiliz bahçeleri tarzında düzenlenmiÅŸ. Parkta, F. Barzaghi’nin III. Napoléon anıtı, De Chirico’nun metafizik düzenlemeleri Gizemli Banyolar, kükürtlü su çeÅŸmesi ve 1932 yılında Gio Ponti’nin çelik borulardan inÅŸa ettiÄŸi kule Torre del Parco dikkat çeker. 
Galleria Vittorio Emanule II 
Galleria Vittorio Emanuele II, Milano’nun oturma odası olarak bilinen bir alışveriÅŸ merkezidir. Mimar G. Mengoni tarafından 1865 yılında tasarlanmış olan bu yapı, latin haçı formundadır ve cam-metal karışımı muazzam bir çatısı vardır. İtalya’daki bu yöntemle inÅŸa edilmiÅŸ ilk tavandır. Sekizgen biçimli merkezinde dört kıtayı temsil eden mozaikler zodyak sembolleriyle süslüdür. 
Teatro alla Scala
Neo-Klasik tiyatro binası bilinen adıyla La Scala, 1778 yılında açılmıştır. Avrupa’nın en geniÅŸ sahnesine sahiptir. 

Como

Como’nun merkezinde Piazza Cavour yer alır. Hemen yakınında 14. yy’dan kalma Duomo yükselir. Burada 15. ve 16. yy rölyefleri, resimler ve mezarlar görülmeye deÄŸer. 18. yy’dan kalma kubbe, Torino’nun ünlü Barok mimarı Juvarra’nın eseridir. Duomo’nun yanında dış cephesi beyaz, pembe ve gri mermerden yapılmış 13. yy tarihli Broletto (ÅŸehir kulübü) ile Torre del Comune yer alır. 
Tremezzo’da yer alan Villa Carlotta bahçeleriyle ünlü bir 18. yy yazlık evidir, heykel koleksiyonu bulundurur. Lecco’daki Villa Manzioni ise Alessandro Manzioni’nin çocukluÄŸunun geçtiÄŸi evdir. 
Maggiore Gölü, İsviçre Alpleri’ne kadar uzanan büyük bir alana yayılır. Lago di Como’nun ortasında, gölün koruyucusu Kardinal Carlo Borromeo’nun adıyla anılan Borromeo adaları yer alır. İsviçre sınırına yaklaÅŸtıkça göl ıssızlaşır, ancak kıyı boyunca çekici villalar yer almaya devam eder.

Temiz ve güzel bir otel. Tren istasyonuna 10dk mesafede. Elinizde yükünüz yoksa merkeze de yürüyerek 15dk'da ulaÅŸabiliyorsunuz. BulunduÄŸu bölgede büyük oteller ve apartlar bulunduÄŸu için güvenlik problemi yok. 
Otelin resepsiyon kısmı ve odaları yenilenmiÅŸ. Ancak koridorlar, eski halinden kalma. Personeli ilgili. Fiyat açısından da gayet uygundu. Tavsiye edilir. 

image

Como, Milano'ya yalnızca yarım saat mesafede sessizlik ve dinginliği yakalayabileceğiniz küçük bir kasaba. Küçücük bir tren istasyonu, yemyeşil kısa bir yoldan sizi kent merkezine çıkarıyor.

image
image

İtalya'yı bu sefer sevgilimle gezerek baÅŸka bir açıdan görmeye çalışıyorum. Aslında onu da keÅŸfediyorum. İstasyonun hemen çıkışındaki bisikletler ilgisini çekiyor. Sürmeyi bilmediÄŸim için yanından geçip sallamadığım bisikletlere bakınıyoruz ama Como kartı olmayanlara bisiklet yok. 

image

Gün 20 Temmuz ve Pazar. Pazar günleri, İtalya'da başınıza gelebilecek en zor zaman dilimleri. Heryer kapalı. Muhtemelen herkes evinde uyuyor veya kahvaltı ediyor. Åžehirde dolaÅŸan birilerini görmek imkansız gibi. Neyseki Duomo'dan dağılan insanlar kent merkezinde biraz hareketlilik yaratıyor. Normal ÅŸartlarda kalabalık ve izdihama tahammül edemiyorum. Bu kadar hareketlilik bizim için kafi. Hava biraz bulutlu ama en azından yaÄŸmur olmadığı için seviniyoruz. 

image

Duomo'ya giremeyecek kadar dekolteliyim. Kapının köşesinden içerisini kesmekle yetindim. İsmail, hızlıca turlayıp fotoÄŸrafladı. Bu kadar kilise-müze çok bile. Hızlıca sokaklarına dağılmalı, nerde ne var keÅŸfetmeliyiz. Farkettim ki benim de algım ve bakış açım geçen zamanla epey deÄŸiÅŸmiÅŸ. Önceleri mimari detay ne varsa çekiyordum. Artık maÄŸaza-kafe-restoran gibi mekanlar daha çok ilgimi çekiyor fotoÄŸraflamak için. Odak iÅŸe kayıyormuÅŸ demek ki… 

image

Vintage pazarına denk gelince kendimi kaybediyorum. Çantalar, bavullar, radyolar, plaklar, fotoÄŸraf makineleri… yok yok.. İtalyancayı unutmuÅŸum, konuÅŸamıyorum ama karşımdakini anlayabiliyorum. Fiyat soruyorum, tarihini anlatıyorlar, sonra merak edip soru soruyorlar: nerdensiniz, nerden italyanca biliyorsunuz… en çok evlenecek olmamız ilgilerini çekiyor. Öyle ya 4 gün sonra nikahımız var. Herkes çok sıcak ve içten. Bu samimiyeti özlemiÅŸim en çok… :)

image

Bu bölgedeki son günümüz olduÄŸu için bu sefer tekne turuna çıkmıyoruz. Vakti olanlar için tekne turunu mutlaka öneriyorum. En azından Bellagio'ya kadar gidip gelen bir tur mutlaka sizi hem dinginleÅŸtirecek hem de civar kıyılardaki evlere ve yeÅŸil örtüye hayran kalacaksınız. GidiÅŸ-geliÅŸ yaklaşık 25€'ya yaklaşık 4 saatlik tur yapmış oluyorsunuz. Bellagio'da da teknenizi beklerken civarları mutlaka görün. Biz tren saatimize kadar sahilde yürümeyi tercih ettik. 

image

Milano'ya döndüğümüzde güneÅŸ hala batmamıştı. Dolayısıyla kendimizi jet hızıyla kaleye attık. Orta avludan geçip ÅŸatonun arkasında uzanan Parco Sempione’ye girdik. YemyeÅŸil bahçeleri, gölleriyle Milano'luların en sevdiÄŸi yerlerden biri. Visconti ailesinin çöküşüyle birlikte buradaki ilk ÅŸato yıkılmış ve ardından Milano’nun yeni hakimi olan Sforza günümüzde gördüğümüz yeni ÅŸatoyu, yani Castello Sforzesco’yu yaptırmış. 
Parco Sempione piknik veya yürüyüş yapmak için harika bir yer. Farklı etkinlikler için de çok uygun. Biz küçük bir milangoya denk geldik. Tango severler için bu tip etkinlikler oldukça fazla. GitmiÅŸken farklı memlekette farklı kültürden insanlarla mutlaka deneyimleyin. 

image

Günün son saatlerini yine Duomo meydanında geçirdikten sonra erkenden otele dönelim dedik, önümüzdeki birkaç gün inanılmaz bir yoğunluk olacağı için. Lakin mümkün olmadı. Telefonların şarjı bitince navigasyonsuz kaldık. Eski usul kitaptaki harita ile gitmeye çalışınca yolu epey uzattık. Önceki yazımda bahsettiğim kenti çevreleyen cadde üzerinden dönmeye çalıştık. Gecenin bir saatinde otele döndüğümüzde yorgunluktan ölüyorduk. Bunun gezinin genelinde bir rutin problem olacağından habersiz uykuya daldık. :)
Milano ve Como gezilecek yerler için tıklayın…
Rahat bir uçuÅŸun ardından Milano'ya vardık. Otele yerleÅŸtik. Hava güzel ve güneÅŸliydi, artık etekler ortaya çıkabilirdi… İlk iÅŸ bir telefon hattı alıp internete baÄŸlanmak oldu. Önceki gezimde nasıl idare etmiÅŸiz bilemiyorum ama son 5-10 sene içinde herÅŸeyimizi internete entegre etmiÅŸiz, onu farkediyorum. Olay sadece facebook veya instagram.. vs deÄŸil. Eskiden otelden aldığımız turistik harita ve kocaman kitabımla gezerdik. Åžimdiyse google maps ve triposo ile herÅŸeyi halledebiliyoruz. Hatta çok daha güncel bilgilere ulaşıyoruz. Vodofone haricinde Three (İtalya'daki adıyla Tre), Wind, O2, Tim gibi Londra'dan aÅŸina olduÄŸum telefon hattı alabileceÄŸiniz birçok firma mevcut. Terminallerde hemen hemen hepsinin maÄŸazası oluyor. Önemli olan hat almadan önce didik didik herÅŸeyi sormanız. Yoksa hergün 5-10€ top-up yapmak zorunda kalabilirsiniz.

image

Milano, benim ÅŸimdiye kadar gördüğüm en soÄŸuk, en donuk ÅŸehir iken dünyanın en güzel ÅŸehirlerinden oldu. Daha önce hiç geçmediÄŸim sokaklarına, gördüğüm ama unutmuÅŸ olduÄŸum güzelliklerine yeniden vuruldum. Bir gerçeÄŸi daha hatırladım ki, ‘yaÅŸanan olaylar bende orası ile ilgili negatif hisler’ bırakmış. Tüm ön yargılarımın silinmesine vesile olduÄŸu için mutluydum. 
Kentin etrafını dönen caddeler, tarihi kent merkezinin etrafını ÅŸehir duvarı gibi çevreler. Biz de Porta Nuova’dan geçip Via Alessandro Manzoni üzerinden kente giriÅŸ yaptık. Bu yol sizi doÄŸruca Teatro alla Scala ve Galleria Vittorio Emanuele II’nin bulunduÄŸu Piazza Fedele’ye çıkarır. 
Galleria Vittorio Emanuele II, Milano’nun oturma odası olarak (!) bilinen bir alışveriÅŸ merkezidir. Mimar G. Mengoni tarafından 1865 yılında tasarlanmış olan bu yapı, latin haçı formundadır ve cam-metal karışımı muazzam bir çatısı vardır. İtalya’daki bu yöntemle inÅŸa edilmiÅŸ ilk tavandır. Sekizgen biçimli merkezinde dört kıtayı temsil eden mozaikler zodyak sembolleriyle süslüdür. Size de ÅŸans getirmesi için boÄŸa burcunun üzerine basmayı unutmayın. Pasaj içerisinde tarihi Savini restorana uÄŸrayabilirsiniz… Pasajın diÄŸer ucu Piazza del Duomo’ya açılır. Her ne kadar meydana Duomo ihtiÅŸamıyla ağırlığını koymuÅŸsa da Palazzo Reale modern sanatlar müzesi de yine meydanı ÅŸekillendiren bir diÄŸer yapıdır. 

image

AkÅŸam hava kararmadan önce biraz daha gezmek, sonrasında da karnımızı doyurup biran önce dinlenmek istedik. Ayaklarımız bizi Via Torino’ya götürdü. Ortasından tramvayın çalıştığı güzel bir cadde… Yol üstünde market görünce tabiki dayanamayıp kendimi içeri attım. Nedense her ülkede market gezmeye bayılırım. Dikkatli incelerseniz bu ÅŸekilde ülkeden ülkeye ve kültürden kültüre deÄŸiÅŸen yaÅŸam biçimleri hakkında geniÅŸ bilgi edinmeniz mümkün…
Sevgilimin ÅŸaÅŸkın bakışları eÅŸliÄŸinde doldurduÄŸum sepetin sonradan ne kadar iÅŸinize yarayabileceÄŸini bilemezsiniz. Aynı caddeyi geri gidip Piazza del Duomo'da taÅŸlara yayıldık. GüneÅŸ batıyordu, Milano’daydık ve piknik yapıyorduk. Tatilde olmak kadar güzel birÅŸey olamaz. 
Genellikle ilk kez gittiÄŸim yerlerde hem müze, galeri, ne varsa görmek, hem de sokaklarını keÅŸfetmek için Ã§ok vakit ayırmayı tercih ediyorum. Ancak bu ikinci kez geliÅŸim olduÄŸu için Duomo'nun kapalı olmasını ve içini göremeyiÅŸimi umursamıyorum. Sevgilim de sokakları keÅŸfetme taraftarı olduÄŸu için keyfimiz yerindeydi. 
Karnımız da doyunca inanılmaz bir yorgunluk çöktü. Mutluluk sarhoşluğu da var zaten. Otelimiz tren istasyonuna daha yakındı. Yani bir miktar daha yürümemiz ve kent merkezine inerken vitrinine yapıştığım fırının önünden daha temkinli geçmem gerekiyordu. :))

image

2008 yılındaki ilk seyahatimi yaptığımda İtalya aÅŸkıyla yanıp tutuÅŸuyordum. O yıllarda üniversitedeki 4. yılım henüz bitmiÅŸ ama mezuniyetten uzak hala öğrenci kafasındaydım. Restorasyona olan ilgim, akademik kariyer planlarım ve bu memlekete, özellikle de kültürüne olan tutkum inanılmazdı: İtalya'da master ve iÅŸ planları, ve yeni bir hayat hayalleriyle uçuyordum… 
Tabi aradan uzun yıllar geçti. İtalyanca öğrenimimi yarıda bıraktım. Restorasyon fikrinden uzaklaÅŸtım. O tarihlerden uzun zaman sonra mezun olurken çoktan İstanbul'da kalacağım netleÅŸmiÅŸti. Bazen insanların hayat hikayelerini dinler de ‘vay be nerden nereye’ dersiniz ya, öyle biraz iÅŸte.. serde gençlik, hayaller hayaller… 

image

Yine de o seyahatin tadı öyle çok damağımda kalmış ki bir İtalya'ya yine gitsek mi düşünceleri beni sarmıştı. Ufak ufak skyscanner'da uçak bileti aratmacalar, italya kitabını karıştırmacalar derken, biletimizi aldık. Sonradan malumunuz evlilik hazırlıklarıdevreye girince deneyimli seyyah mimar hanım olaraktan program yapma iÅŸini üstlendim. 

image

Önceki gezide de yaptığımız gibi ÅŸehirler arası mesafeler ve tren biletlerinin fiyatlarına göre alternatifler oluÅŸturdum. Gezi notları tutmanın faydasını gördüm. Önceki deneyime göre nereye daha çok vakit ayırsak diye düşünmeme gerek kalmadı. Ancak asıl noktayı koyan nikah tarihimiz oldu. Buna göre ilk Milano'dan baÅŸlayıp Floransa'ya gidecek, nikah sonrasında sırasıyla Venedik, Napoli, Roma, Pisa yapacaktık. Tabi aksiliksiz veya macerasız bir İtalya düşünemiyorum. Her gidiÅŸimiz ayrı bir film olur. 
Sıradan baÅŸlıyoruz… 
1. gün : İstanbul → Milano
2. gün : Milano ↔ Como
3. gün : Floransa
4. gün : Floransa
5. gün : Floransa (Aileler ve fotoÄŸrafçılarla buluÅŸma, save-the date çekimleri)
6. gün : Floransa (Nikah günü)
7. gün : Venedik
8. gün : Venedik
9. gün : Venedik ↔ Verona
10. gün : Napoli
11. gün : Capri 
12. gün : Roma
13. gün : Roma
14. gün : Roma ↔ Tivoli
15. gün : Roma
16. gün : Floransa → Siena → Pisa
17. gün : Pisa → İstanbul